28 Şubat 2013 Perşembe

HER ŞEY GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ OLMUYOR

Her Şey Göründüğü Gibi Olmuyor. İnsanlar o kadar güzel hayaller kuruyor ki o hayalleri yaşamak istediklerinde sorumluluklarıyla sorunlarıyla ve zorluklarıyla bile tozpembe görüyor her şeyi o kadar güzel sanıyoruz ki ve hep böyle gidecek sanıyoruz Çekerim dediklerimiz. Yaparım dediklerimiz. Sabrederim dediklerim. Hep çekemez oluyoruz. Yapamaz oluyoruz. Sabredemez oluyoruz. Her şeyi bazen istediğimiz gibi gidecek sanıyoruz. o zorluklarıyla bile tozpembe görünen Evlilik hayalleri Anne baba olma hayalleri Aşk hayalleri Kariyer hayalleri Geleceği dair bir çok hayallerdir. Bu hayallere öyle kaptırıyoruz ki kendimizi bunların yanında zorlukları sorunları sorumlulukları düşünmüyoruz. Sorumluluk isteyen bir çok sorumluluklardan kaçarken hayalini kurduğumuz şeylerin sorumluluklarını nasıl yerine getirmenin hayalini kuramıyoruz zorluklardan kaçarken hayalini kurduğumuz bir şeyin zorluğunu hiç düşünemiyoruz sorunları düşünemezken hayalini kurduğumuz şeylerin sorunlarından kaçacağımızı mı sanıyoruz? Acaba AŞK’A DAİR HER ŞEY SORUMLULUK İSTER ZORLUKLARA KATLANACAK SABIR İSTER… Seval ÇİMEN

26 Şubat 2011 Cumartesi

Peygamberimizi sevebilseydik

eğer peygamberimizi sevebilseydik Engellilerimizin hayatını zorlaştırmaktan ziyade kolaylaştırırıdık eğer peygamberimizi sevebilseydik engellilere yardım olmak yerine onların yapabilecekleri işlerde çalışmasını sağlardık eğer peygamberimizi sevebilseydik onları eve kapatmak yerine sosyal hayatta katılmaları için ulaşımlarını kolaylaştırdık daha bir özellği örnek teşkil edyor..

Bizleri kendi yaşadıklarınızla korkutmayın Çünkü biz sizin yaşadıklarınızı anlayamayız sizler bizim yaşadıklarımız anlayamadığın


Bizleri kendi yaşadıklarınızla korkutmayın Çünkü biz sizin yaşadıklarınızı anlayamayız sizler bizim yaşadıklarımız anlayamadığınız gibi

Seval ÇİMEN

kimseye yükleyemeyeceği yükü vermemiş yüce Allah'ım Allah bizim kaldıracağımıza inandığı için vermiş bu

kimseye yükleyemeyeceği yükü vermemiş yüce Allah'ım Allah bizim kaldıracağımıza inandığı için vermiş bu yükü


Seval ÇİMEN

Beni hayatınızda yok sayıyorsunuz.


Beni hayatınızda yok sayıyorsunuz benim hayatıma saygı duymuyorsunuz ve olmaması gereken neyim vardı da utandınız benden insanın ihtiyacı olan sevgiden yapmak istediklerinden mahrum ediyorsunuz ???

Seval ÇİMEN

Bir Erkek bir kadının sadece görünüşüne aldanıyorsa o erkeğin zekası gelişmemiş demektir


Bir Erkek bir kadının sadece görünüşüne aldanıyorsa o erkeğin zekası gelişmemiş demektir

Hiç kimsenin göremediği bir çok güzellikler vardır aslında onu gören bize gerçek anlamda değer veriyor demektir


Hiç kimsenin göremediği bir çok güzellikler vardır aslında onu gören bize gerçek anlamda değer veriyor demektir

Toplum Eşin Ve Ailen Senden Hoşnut Oluyorsa Allah Senden Razı Olur


Toplum Eşin Ve Ailen Senden Hoşnut Oluyorsa Allah Senden Razı Olur

Seval ÇİMEN

İnsanlar kendi işlerine karışılmak'tan hoşlanmazlar ama Başkalarının işlerine Karışmaktan hoşlanırlar...


İnsanlar kendi işlerine karışılmak'tan hoşlanmazlar ama Başkalarının işlerine Karışmaktan hoşlanırlar...

Seval ÇİMEN

Engelli olmak bana acı vermiyor sadece karşımdaki insanların bana o acı dolu bakışları yıkıyor..


Engelli olmak bana acı vermiyor sadece karşımdaki insanların bana o acı dolu bakışları yıkıyor..

Seval ÇİMEN

Ben Allah’tan başka kimseye muhtaç değilim sadece desteğe ihtiyacım var


Ben Allah’tan başka kimseye muhtaç değilim sadece desteğe ihtiyacım var

Seval ÇİMEN

Herkes istedigi gibi anlıyor anlaşılması gerektigi gibi değil ki


Herkes istedigi gibi anlıyor anlaşılması gerektigi gibi değil ki


Seval ÇİMEN

Beden olarak dört dörtlüksünüz maşallah ama akıl ve ahlak olarak sıfırsınız

Beden olarak dört dörtlüksünüz maşallah ama akıl ve ahlak olarak sıfırsınız,


Seval ÇİMEN

7 Şubat 2011 Pazartesi

Sizlerle değil hayallerimle mutlu oluyorum.



Sizlerle değil hayallerimle mutlu oluyorum.
Ben sabah kalktım sürüne sürüne banyo ya gittim elimi yüzümü yıkadım kahvaltının hazırlanmasını beklemek beni bazen sinir ediyor en iyisi pencereden biraz bakayım diye sürüne sürüne mutfağın penceresinin tam yanındaki sandalye ye oturdum pencereden bakıyorum bir şeyler düşünüyorum acaba bugün değişen bir şeyler olabilir mi diye derken hayal kurmaya başlıyorum merdivenlerden inip çıkmayı çeşit çeşit elbiseler ayakkabılar giyinmeyi spastiklerin ayaklarında genelde ayakkabı durmuyor diye ortopedik ayakkabılar yaparlar yaptırırlar diğer yandan da sen hayal kurmaya devam Ederken Kapı çaldı Kapıdaki kişi Emine Ben çok Sevindim Emine yı gördüğüme Emine beni düğüne götürmek için izin istedi Annemde başınıza bela olur dercesine nasıl götüreceksiniz nasıl çıkaracaksınız bende içimden anneme diyorum ki anne siz çıkarmıyorsunuz bari çıkarmak isteyene engel olmayın ya dedim Emine biz Senemin gidemeyeceğini biliyoruz Koray gelecek Arkadaşının arabasıyla gideceğiz dedi annem hala nasıl götüreceksiniz diye tereddüt ediyordu anne ben gitmek istiyorum diyebildim en sonunda annem baktı bana kızım Emine ye yük olursun ben seni başka yere götürürüm anne sanki seninle giderken sana yük olmuyor muyum seninle gideceğim yerde merdiven sorunumuz olmuyor mu yapma bir kere arkadaşımla gideyim ne olur neyse ki annem izin verdi benim gitmek istediğimi görünce Emine de ısrar edince ben ne giyineceğim diye düşünürken Senem ben sana bir şeyler getirdim mavi kot bir elbise dizimin üstünde onun üstüne kırmızı gömlek sade ve kırmızı çorap onun altına siyah dizimin boyuna kadar çizme çok güzel görünüyorsun saçlarım dümdüz saçına taç takıyorum kurdeleli bir taç kırmızı taç çok güzel bir kız oldun diyorlar hayallimdeki kızlar ve kızlar kollarını birleştirerek beni kucakladılar ve merdivenlerden indirerek tekerlekli sandalye ye bindirdiler Senem harikasın dediler düğün için hazırlanıyoruz kız arkadaşlarımın erkek arkadaşları geliyor iki arabayla geldiler beni de görünce sevindiler tabi bana çocuk gibi Erkan diyor ben alacam Koray hayır ben alacam bende mutlu oluyorum tabi çocuğum ya Emine diyor böyle devam ederseniz geç kalacağız neyse ki Koray kucağına aldı Erkan sende arabasını al başını eğ senem dedi bende eğdim araba ya bindirdi tekerlekli sandalyemi bagaja koydular direksiyonun başında biri daha vardı ve bana baktı gülümsedi bende ona merhaba dedim oda merhaba dedi yanıma Emine bindi öbür araba ya da Erkan Fatih Jale Sena bindiler ben Koray Emine adını bilmediğim biri ile bir gidiyorduk Koray Senem bak bu sümüklü Harun dedi Koraaay Dedi Harun Emine ve ben gülümsedik Sümük Harun buda Senem dedi neyse tanıştık memnun oldum Sümüklü Harun dedim araba kahkaha sesi yükseldi Koray ın Telefonu çaldı arkadan gelen Erkandı la oğlum niye gülüyorsunuz diye sordu la sanane her şeye burnunu sokma dedi biz yine gülmeye başladık arabanın aynasından Harun’un bana baktığını farkettim öyle güzel bakıyordu ki benim bakmamı ister gibi bende gözlerinden gözlerimi kaçırmaya çalışıyordum neyse ki düğüne geldik yine merdivenlerden çıkmak gerek Koray dedi siz arabayı çıkarın ben senemi kucağımda çıkarıyım dedi onlarda tamam hadi görev başına dedi Koray bir kolunu sırtımdan bir kolunu bacağımdan tutuğu gibi hopbaa dedi bende güldüm ne gülüyorsun cadı dedi Harun arabamı çıkarıyor Koray beni çıkarıyor erkeklerin böyle yardımcı olması gerçekten beni çok mutlu ediyor insanın böyle sevgilisi ve hatta yoldaşı olsa ne iyi olurdu ama bir an içim karardı senin gibi bir bebeğe kim aşık olabilir ki senin gibi bebeklerin ne gibi duyguları olabilir hiçbir şey hissedemezler bebekler sevilmeye ve bakıma muhtaçlar diye düşündürüyor insanı neyse kucağından arabaya bindirdi Koray sürdü düğün baya bir kalabalık çocuklar kadınlar adamlar hepsinin gözü bir an bende oldu sanki herkes bana bakıyor çocuklar annelerine beni gösteriyor kadınlar vah vah çok ta güzelmiş diyip duruyorlar sanki bunun ne işi var dercesine bende gülümsüyorum her şeye rağmen oturacak yer bulduk oturduk hala gözler beni inceliyor bakışlar sürekli bende sanki ilk defa gelmiş gibiyim gelinle damat geldiler bir alkış koptu ve ben bir an o gelinliğinde içinde olduğumu düşündüm gülümsedim hayran kaldım kendime o gelinliğin içinde olmak ta vardı diye düşündüm ama benim için gelinlik giyinmek büyük bir hayaldir damat gelinin duvağını tülünü açtı alnından öptü helalim dercesine ne kadar güzel bir insanı değerini hissettirmek dans etmeye başladılar yavaş yavaş herkes sevdiklerini dansa kaldırmaya başladılar kimisi nişanlısını kimisi kardeşini kimisi yiğenini kimisi teyzesini halasını kaldırmak için yarışa giriyordu adeta benim hoşuma gidiyordu dans etmeleri Koray da Emine yi kaldırdı benim durumum belli nasıl dansa kalkabilecektim ayaklarımı nasıl düzgün basabilirim düğünde bile mutlu günlerde bile bunlar aklımızdan çıkmıyor çünkü bana bakanlar davranışlar mimari yapımlar hep hissettiriyor hissettireceklerde hep böyle devam edecekler Harun da başka bir kızı dansa kaldırımca dedim ya işte durumum ortada üzmemeye çalışıyorlar işte bende acımaya başladım kendime herkes bana acıyınca herkes bana bakınca ve hiç benim gibi biri görmeyince insan düşünüyor neden ben diye sadece ben varmışım gibi ama yine de gülümsemeye çalışıyorum çünkü nede olsa düğün düğünler hep bir çok insanı arada topluyor ama benim gibi insanlar neden yok ve neden ben diye de düşündürüyor insanların bakışları davranışları neyse eğlenmeye oturduğum yerde hayal kurarak devam ediyorum daha doğrusu eğlenmeye çalışıyorum ama insanın elinde değil ki o bakışları görmezlikten gelmek o bakışları unutmak neyse ki dans bitti görevliler düğün pastası dağıtmaya başladılar benim elime vermek yerine masaya koydu sana yanındakiler yedirir dercesine çok şükür ellerimi kullanamayacak kadar da sakat değilim diye geçirdim içimden ve aldım keki paketini açtım meyve suyunu da açtım içiyorum çocukların gözleri üzerimde nasıl yiyor nasıl alıyor diye bakıyorlar aileleri de aynı şekilde bakıyorlar inceliyorlar onlar baktıkça onların bakışları üzerimde oldukça ben rahat yiyemiyorum neyse oda geçti sıra pasta kesilmeye geldi en çok beğendiğim bölümdü gelin ve damat birbirinin ağzına pasta verecekti o anı görmek için arkadaşım Emine ye dedim Emine beni yakın tarafa park etsene dedim Emine güldü tamam dedi sonra gelinle damadın tam karşısına park etti ve pasta geldi etrafına doldular ben kafamı bir kuş gibi kaldırmaya çalışıyorum görmek için sabırsızlanıyorum ve pastayı gelinle damat kesiyorlar görevli bir tabağa koydu gelin büyük bir lokma damat ise küçük lokma birbirlerinin kollarına girerek ağızlarına verdiler ve bende o anı hayallimde canlandırdığım erkeğimin bana yedirdiğini hayal ettim insan sanki hayallinde değerli olduğunu o an hissediyor erkeğimin bana değerli olduğumu göstermek için beni kucağına alıp dans etmesi ve benimle bazen çocukça eğlenmesi bazen benimle ailemin ve arkadaşlarımın imkansız dediğini onun yapması çok hoşuma giderdi ama hayal işte beni kim napsın ben büyümüş çocuğum işte kimse bana gözle bakamaz baksa bile o adamdan sayılmaz bu adamın ne işi var hasta kızla kesin ona acıyordur onu mutlu etmeye çalışıyordur derler Türkiye de herkes böyle bir yapıda insanlardır neyse geçti buda töreler takıldı Emine benim tuvalettim geldi Emine gidelim soralım Klozet var mı diye burda yok demişler sana göre tuvalette yok ne yapacağız dedi Emine Koray a söyledi ay ne kadar kötü bir tuvaletin olmaması için birilerinin duyması hele bir erkeğin duyması beni deli ediyor neyse tuvalet bulmak için beni kucağına aldı Koray arabaya bindirdi dinlenme tesislerine gittik orda tuvalet vardı neyse Emine inin yardımıyla yaptım neden yurtdışında olduğu gibi Türkiye de de klozet bulunmuyor her yerde Düğün salonlarında parklarda eğlence yerlerinde devlet dairelerinde bir tane klozet yapmaları çok mu zor 2011deyiz hala biz bu sorunları konuşuyoruz ne acı değil mi bir insanın tuvalet ihtiyacını bile herkes tarafından duyulması ne acı bir durum neyse geçti ama bunları tekrar tekrar yaşamak istemiyorum artık evden çıktığım anda bütün sorunlar üst üste gelmeye başlıyor sorun üstüne sorun üretiyoruz ki Türkiye olarak hala bu sorunları konuşuyoruz neyse o kadar yol benim için güzeldi hem gezmiş oldum kaç aydır evden çıkmıyordum iyi oldu aslında düğüne tekrar döndük düğün bitmek üzereydi eğlenceliydi güzeldi her şey için teşekkür ederim beni başınıza bela ettiğiniz için teşekkür ederim beni yük gördüğünüz teşekkür ederim yine de mutlu oldum sizlerle değil hayallerimle mutlu oldum.
Seval ÇİMEN

3 Şubat 2011 Perşembe

Kimseye derdimi söyleyemiyorum Allah’ım


Evet söylesem ne diyecekler ki beni teselli etmekten başka bir işe yaramıyorlar yada bana başkalarının yaşadıklarını anlatarak şükretmem gerektiği söylüyorlar artık bunların hiçbiri tatmin etmiyor artık beni hiç kimse tatmin etmiyor senden başka Allah’ım artık tükendim bitkinim ve hiçbir şeyden keyif alamıyorum ama sen diyorsun kulum ümidini kesme hiçbir şeyden diyorsun ama benim içimde o kadar büyük çığlıklarım var ki duyursam nankör olacağım isyankar olacağım Allah’ım sen den başka kimse içimdeki çığlıkların farkında olmuyor Allah’ım benim bu içimdeki çığlığı hafiflet beni en iyi sen biliyorsun beni en iyi sen anlıyorsun derdime derman olacak rahmetinle muamele eyle

Seval ÇİMEN

Benim Duam

Allah’ım yüzümün güzelliğini artır huyumun güzelliğini yüzüme yansıt gözlerimin ışıntısı senin nurunla yandır vücudumu dinç kıl

Seval ÇİMEN

Allah’ım ayaklarıma kuvvet ver senin izinde yürüyeyim adımlarım senin yolunda olsun

Seval ÇİMEN

19 Aralık 2010 Pazar

SEVGİMİZE ENGEL OLAN NEDİR


Bizlerde sizin kadar sevilmek isteriz bizlerinde sizler kadar sevgiye dair her şeyi yaşamaya ihtiyacımız var bizlerinde sizler kadar sevgimiz var bizim yaşadığım yılların hep insanlardan uzak hayatından içinde olmayarak dolduruyoruz yıllarımızı hep hayallerle doldurmaya çalışıyoruz peki sevgimize engel olan gözümüz kör olması mı veya sakat olmamız mı veya ağızımın burnumuzun yamuk olması mı hangisi sevgimize engel halbuki Yaratılanı hoş gör yaratandan ötürü denen sözü diyenler ne kadar hoş görüyor ve ne kadar seviyor ne kadar onların yanında olabilirler halbuki o insanlara sevgi güç veriyor sevgi insanları hayatta tutunmalarında yardımcıdır değerli olduğunun göstergesidir sevgi her şeye rağmen sevmek ve sevilmektir

Seval Çimen

15 Aralık 2010 Çarşamba

SEVAL ÇİMEN


SEVAL ÇİMEN
4 şubat 1985 Sivas Şarkışla doğumluyum Dar gelirli 5 çocuklu ailenin ilk çocuklarıyım doğum sonrası sarılık nedeniyle beyindeki hareket merkezi hasar görmüş serebral palsy olarak yaşamımı sürdürmekteyim 1986 yılında kalça çıkığından ameliyat oldum 1987 yılında Ankara hastanesin de 6 ay boyunca fizik tedavi gördüm fizik tedavi dönemimde bir çok yeteneğimi elde edebiliyorum örnek hareketsiz şekilde hep anne kucağında ve başımı tutamıyordum konuşamıyordum tedavi den sonra bu yetenekleri kazandım özgün eğitimimi sağlık nedenlerimden dolayı ve okul idarecilerinin okula almaması nedeniyle hiç bir tahsilimi elde edemedim ailemle birlikte yaşamaya devam ederken kardeşlerim okula başladılar ve ben hala okula gidememenin arkadaşlarımın olmaması okul hayatımın olmaması üzüntüsü ile evdeki oyuncaklarımla kendimi oyalıyordum ama okuyamama üzüntüsünü üzerimden atamıyordum unutamıyordum televizyon karşısında sürekli çıkan yazıları okuyamamak beni sinirlendiriyordu annem ve babama söylüyordum bana oyalansın diye defter kalem alırlardı çocuk aklı ile onları aldığımda o kadar çok mutlu olurdum sürekli bir şeyler yazmaya çalışırdım çocuk aklı ile İnanabiliyormusunuz okuma yazma biliyormuşum gibi harflere baka baka yazardım kız kardeşlerim görünce şaşırırlardı sanki bir öğretmen den eğitim alıyormuşum gibi yazıyorsun diyenlerde oldu bunları duyunca daha çok hırslanıyor hevesim bir kat daha artıyordu okula gitmeden de okuyabilirim diye kendim kendime öğretmen olup kendi kendimi eğitmeye çalışıyordum en büyük isteğim okumak oldu 1998 yılında kiracı olarak yeni eve taşınmıştık bu evde çok değişiklikler yaşadım mesela yeni komşular yeni hayatta alışmaya çalışıyorduk işte o dönemde hayatımda bir çok güzellikleri yaşadım diyebilirim evimizin önünde koca bir yeşillikler vardı üzerinde sürüne sürüne koşuyor kendi kendimi mutlu ediyordum bir tek okula gidememenin ve okuyamamanın ezikliğini yaşıyordum pencereden hep okula gidenleri gelenleri seyrederdim bir gün televizyonda bir anne çocuğuna Allah’a dua ederse bir çok isteklerini yerine getireceğini söyledi ve bende bir gece ağlaya ağlaya dua ettim o günün sabahı inanırmısınız okudum okudum doya doya okumanın sevincini yaşadım çok mutlu oldum o anı anlatamam ancak benimle yaşamalıydınız ve Allah’ıma binlerce kez teşekkür ettim duamı kabul ettiği o günün sonrası yeni kardeş sevinci yaşadık annem tekrar anne olmanın heyecanı yaşıyor babam ise baba olmanın biz 4 kız kardeş ise abla olmanın heyecanı yaşıyoruz için 2000 yılında dünyaya gelen erkek kardeşimizin hastaneden gelmesini heyecanla bekledik bir gün sonra kardeşimiz evimizin neşesi oldu ve kendi evimizi aldık taşındık beni üzen olaylarda bundan sonra oldu babaannem vefat etti Allah rahmet eylesin kadıncağız bana çok şeyler öğretti beraber oyuncak bebeklerim için yastık yorgan elbise yapardık hayatta bağlanmamın diğer etkisi de bu oldu hiçbir zaman engelli olduğumu hissettirmedi tabi ailemde hissettirmedi çocuk olduğumdan mı hiç farkında değildim galiba büyüdükçe her şeyi öğrenmeye başladım hayat büyüdükçe zorlaşıyordu bütün engeller üst üste gelmeye başladı ben hayatımın büyük bir bölümümü anneme bağlı olarak sürdürmeye çalışıyorum benim psikolojim altüst olmaya başladı çünkü artık dışarı çıkamıyor eskisi gibi mutlu olamıyorum 2002 yılında bana bilgisayar alınana kadar bu bilgisayar hayatıma renk kattı küçücük ekranda bir çok şeyi görebiliyordum bir çok arkadaşlıklar kurdum kurdukça arkadaşlarımın benden farklı olmadığını anladım ve en önemlisi bu dünyada yalnız olmadığımı anladım onların hayatını okudukça şükür ettim kendimi bir çok konuda bilgisayar sayesinde eğittim hayatımda değişiklikler ise yalnız olmadığımı ve şükredecek kadar çok şeye sahip olduğumu anladım sadece bizim görüntümüz farklı olduğu için toplumun bize karşı bakışı ve davranışı ulaşılabilirlik çözümsüzlüğü bizi kahrediyor bizim hiçbir zaman tek başımıza çıkma gezme şansımız olmadığı gibi insanlar ve aile tarafından bir çok şeyden mahrum ediliyoruz eğitimden sağlıktan insana dair her şeyden yoksun yaşıyoruz Serebral palsylı olmak hastalık olarak değil bir yaşama biçimi olarak adlandırılırsa bir çok sorunu çözmüş olacağız bizim yaşadığımız sorunları ne aile bilir nede çevre bilir bizim yaşadığımız sorunları ancak biz biliriz çünkü biz bedenimizle büyük bir mücadele içindeyiz Allah bize öyle mücadele gücü vermiş ki o güç ise zeka biz bir çok hareketlerimizi zeka ile yapabiliyoruz bizim en büyük gücümüz zekamızdır…

Seval ÇİMEN

SEVGİMİZE ENGEL OLAN NEDİR


SEVGİMİZE ENGEL OLAN NEDİR
Bizlerde sizin kadar sevilmek isteriz bizlerinde sizler kadar sevgiye dair her şeyi yaşamaya ihtiyacımız var bizlerinde sizler kadar sevgimiz var bizim yaşadığım yılların hep insanlardan uzak hayatından içinde olmayarak dolduruyoruz yıllarımızı hep hayallerle doldurmaya çalışıyoruz peki sevgimize engel olan gözümüz kör olması mı veya sakat olmamız mı veya ağızımın burnumuzun yamuk olması mı hangisi sevgimize engel halbuki Yaratılanı hoş gör yaratandan ötürü denen sözü diyenler ne kadar hoş görüyor ve ne kadar seviyor ne kadar onların yanında olabilirler halbuki o insanlara sevgi güç veriyor sevgi insanları hayatta tutunmalarında yardımcıdır değerli olduğunun göstergesidir sevgi her şeye rağmen sevmek ve sevilmektir

Seval Çimen

14 Aralık 2010 Salı

Bir Engelli hayat


BİR ENGELLİ HAYAT
Bir engelli insan hayatında bir çok eksikliklerine rağmen mutlu olmaya çalışıyor ama mutluluğuna engel bir çok neden vardır bu sorunlardan bir taneside yaşadıkları toplum içinde psiko-sosyal ve ekonomik sorunlarla karşılaşmaktadır bu sorunlar hem engelli bireyi hemde ailesinin yaşamını zorlaştırıyor hala bu sorunlar başı engelliğe karşı ayırımcı davranıştır bu ayırımcı davranışlar engellinin kendine güvenmesini engelliyor ve kendini değersiz hissetmesine sebep oluyor insanlar ayırımcı davranışlardan vazgeçmelidir çünkü o insanların hayatına engel oluyorsunuz ve içine kapanmasına değersiz olduğunu düşünmesine sebeptır bir gelişmeye değişmeye çalışan ülkede öncelik engellilerin olması gerek çünkü hala bu ülke engellilerin sorunlarını görmezden geliyor engelliler hala merdivenlerden inemiyor çıkamıyor bir çok konulardan istismar ediliyor hala eğitimden mahrum ediliyorsa hala hayallerinden yapabileceklerinden mahrum ediliyorsa hala aşağalanıyor hala alay ediliyor hala dişlanıyor hala yıllardır evlerinden çıkamayanlar ve pencere önünde hayatını hayalleri ile doldurmaya çalışan insanlar varken hala üretici olamıyorsa hala bireyin hayatına yön veriliyorsa hamgi ilerlemeden bahsediyorsunuz hangi demokrasiden bahsediyorsunuz hangi çağdaşlıktan bahsediyorsunuz hangi gelişmiş ülkeden bahsediyorsunuz hala engellilerin sorunlarına çare bulamayan bir çok soruunları hala engellilerin sorunları ailelerine yükleniyor hala sorunlarıyla başbaşa bırakılıyorsa hala aileler bu sorunlarına çözüm isteniyor ve karşılık verilmiyorsa hala anneler Allah,a engelli çocuklarının canını benden önce alsın diye dua ediyorsa bu ülkede yaşayanların engellileri yok sayıyorsa ve dışlıyorsa hor görüyorsa acıyorsa hala istenmiyorsa ve sevilmiyorsa bu ülkede engellilere değer verilmiyorsa devlet engellileri hiç bir yere sığdıramıyorsa bu ülkeyi gelişmiş gibi göstermeyede hakkımız yoktur engellilerin sorunlarını yok sayan ülke de gelişme olduğunu diüşünemiyorum haklarımızı okuduğumuz bildiğimiz halde karşımızdaki memurun bize karşı kendi bildiğini dayatılıyorsa bu ülkenin büyük ayıbı bu ülkede hala saçma sapan konuları gündemde taşınıyorsa bu ülkenin geliştiğini düşünemiyorum isteklerimiz dişarı çıkmak üretmek hayallerle değil gerçeklerle yaşamak istiyorum saygı istiyorum sevgi istiyorum ülkede her zaman öncelik istiyorum bizim önümüzdeki engellerin kaldırırsın istiyorum rampa yapılıyorsa düzgün yapılsın düğün salonlarında parklarda bütün kamusal alanlarda engellilerin kolayca çıkabilecekleri inebilecekleri özel ihtiyaclarını wc vs karşılayabilecekleri çıkamayacakları yere değil kolayca girebilecekleri yerlerde olmalıdır biraz olsun düşünmenizi istiyorum......
Seval ÇİMEN